Ana içeriğe atla

Kayıtlar

ABD yeni bir 11 eylül yaşayabilir.

 ABD yakın zamanda 11 eylül tarzı büyük çaplı bir saldırı yaşayabilir. İran savaşına meşruiyet kazandırmak isteyen İsrail lobileri, Mossad ve CIA  böyle bir teşebbüste bulunabilir mi ? Evet bunun olma ihtimali var. İran'ı dünya kamuoyunda terörle özdeşleştirmek isteyen İsrail bu yola başvurabilir. Asıl soru  bu stateji bir defa daha tutar mı ? 

They Live ( 1988 ) film incelemesi

  Ah, bu gerçekten son zamanlarda izlediğim en iyi film. Aslında uzun süredir izlemeyi düşündüğüm ama devamlı ertelediğim bur film. Sonunda izledim ve gerçek bir başyapıt. Totaliter bir rejimde hakikati keşfedip sistemi yıkan kahraman konsepti burada fazasıyla iyi işlenmis. Bu filmde ana karakter gerçeği gösteren bir gözlük buluyor ve bildiği dünyanın bildiği gibi olmadığını anlıyor. Toplumun içinde insan şeklinde görünen ve sistemin sahibi olan uzaylıları ifşa eden bir gözlüktür bu. Film açıkça kapitalizmi tasvir ediyor. Bu sistemin koruyucuları ise uzaylı-robot olarak sembolize edilmiş. Karakter gözlüğü takmaya başladıktan sonra çevredeki çoğu insanın bu uzaylı kesiminden olduğunu farkediyor.  Reklam panolarında kapitalizmin mottolarını görmeye falan başlıyor. Filmin çekildiği konjonktür de oldukça önemli. 80'lerin ikinci yarısından itibaren, Reagan-Teacher yönetimlerinin özellikle reaganeconomics modeli ( serbest piyasa sisteminin sadece zenginlere değil yoksullara da refah...

Türkiye'nin Aptal Akademisyenleri

 Zaman zaman tartıştığımız bir konudur. Türkiyede bilim neden geri kaldı ? Esasında anlaması ve cevaplandırması oldukça basit bir sorudur bu. Bilim nerede üretilir ? Tabi ki üniversitelerde. Peki bizim üniversitelerimiz ne üretiyor ? Bizim üniversitelerimiz fabrikasyon adam üretiyor. Nasıl yani ? Bizim üniversitelerimiz sadece kemalizm-İttihat Terakki - Batıcılık- NATO'culuk gibi zehirli,çürük ideolojilerini öğrencilere aşılama amacı güdüyor. Tek yaptıkları şey Abdülhamid'i düşmanlığı ( ki Abdülhamid düşmanlığı yapan biri son derece bağnaz ve yobazdır. ), Kamalizm propagandası,  Batı karşısında eziklik, dil katliamını ( onlar harf devrimi der ) fütursuzca ve cahilce övmek ( dilbilimcisi bile savunuyor bu nasıl cehalet aq puajgsnsbsnsndn ) kısacası bilim-felsefe-akıl namına hiçbirşey yok bu aptal üniversitelerimizde. Mesela düneyin sınıftaydım. Halk edebiyatı hocamız geldi ve ders işlemedi. Uzun uzun ve boş boş konuştu. Akademideki rezilliklerden söz ediyor güya. Ulan en büyük ...

Dil- Felsefe İlişkisi Üzerine

 Dil ile düşünce arasında dolayısıyla dil ile felsefe arasında doğrudan bir ilişki mevcuttur. Prof. Dr. Teoman Duralı dil nosyonunu " aklın dışavurumudur. " diyerek tanımlar. Dil üzerine yapılmış en isabetli tanımlayı yapmıştır merhum Duralı. Nitekim zihindeki imgeler, tasavvurlar, idealar ancak ve ancak dil ile varlık kazanır, anlam kazanır. Bu hususta düşünce ve dil gelişimi arasındaki paralelliklere değinmek zorundayız. Dilin gerileyişi düşünceyi oldukça olumsuz etkilemektedir. Dilin zayıflaması düşünceyi zayıflatır, felsefeyi sekteye uğratır. " Edebileşmemiş bir dil olmaksızın felsefe yapılamaz " der Felsefe üstadı merhum Teoman Duralı. Zaten Türkiye'de bu konu üzerine ondan başka kafa yoran, fikir geliştiren başka bir münevver olmamıştır ( sanki kaç tane münevverimiz oldu ki ? ) Evet edebileşmemiş bir dil ile felsefe yapılamaz, yapılması teklif dahi edilemez. Nitekim felsefe dilini oluşturan edebiyat dilidir. Edebiyat dili felsefe diline zemin oluşturur, fe...

Namık Kemal De Mason Çıktı.

Geçtiğimiz günlerde Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası'nın internet sitesinde gezinirken ( Evet son zamanlarda şu masonluk işine yoğunlaştım. ) Türkiyedeki ünlü masonlar kısmı dikkatimi çekti. Bu masonlar içerisinde de dikkatimi çeken Namık Kemal oldu. Hani şu milli eğitimin bize aydın,vatansever,ilerici,kahraman diye pohpohladığı şair Namık Kemal. Hiçbir zaman hazzetmemiştim bu adamdan ama bu kadarını da beklememiştim. Halbuki beklemeliymişim, Namık Kemal gibi bir adamın mason olmasından, siyonistlere uşaklık etmesinden daha sıradan daha doğal ne olabilir ki? Neticede kendisi en azgın Abdülhamid düşmanlarından biriydi. Biriydi demek yanlış olur birincisiydi. Nitekim İttihat Terakki denilen terör örgütü de masonlardan ve siyonistlerden müteşekkil bir teşkilat değil miydi ? O halde şaşırmaya ne lüzum var. 2. Abdülhamid siyonistler tarafından devrilmek istenen önemli bir siyasi figürdü. Tabi bu hakikati bile tartışmaya çalışan mankafalar ile aynı havayı teneffüs ettiğimizden ...

1973 Petrol Krizine Ne Sebep Oldu ?

1967 ile 1979 yılları arasında Orta Doğu'daki sorunlardan kaynaklanan bir dizi enerji krizi yaşandı, ancak en önemlisi 1973'te Arap petrol üreticilerinin ambargo uygulamasıyla başladı. Mısır'a karşı Yom Kippur Savaşı'nda İsrail'e verilen desteğe karşılık olarak Amerika'yı boykot etme ve Batı'yı cezalandırma kararı, ham petrol fiyatlarının 1974 yılına kadar varil başına 3 dolardan 12 dolara yükselmesine yol açtı. daha yüksek ücret talebinde bulundular; bu durum madencilerle çatışmaya, üç günlük çalışma haftasının getirilmesine ve nihayetinde Şubat 1974'teki genel seçimlerde Muhafazakâr Parti'nin düşüşüne yol açtı. Harold Wilson liderliğindeki İşçi Partisi hükümeti iktidara geldi ancak şirket karlarında ve borsa değerlerinde bir çöküşle karşı karşıya kaldı. Enerji sektörünün büyük isimlerinden Burmah Oil , sorunlar yaşadıktan sonra İngiltere Merkez Bankası tarafından kurtarılmak zorunda kaldı. Ancak bu dönemde İngiltere'deki petrol endüstrisi öneml...

Bir Hitchcock Filmi : Rope ( 1948 )

Rope, Hitchcock'un en iyi filmi olmayabilir, ancak en cüretkar filmlerinden biridir. Bu filmle, gerilim ustası, nefes kesen bir sahneyi uzun metrajlı bir filme dönüştürüyor ve bize adını duyuran şiddet dolu gerilim filmlerinin çirkin yüzünü gösteriyor. Filmlerde cinayet genellikle sonuçtan çok motivasyonla ilgilidir. Kötü adamlar bunu hak eder ve katiller suçlarından pişman olmaya başlamadan önce çok daha ilgi çekicidir. Ancak Rope, gerçek hayattan, özellikle de acımasız bir cinayetten ilham alarak ve sonrasını izleyerek bu formülü reddediyor. Rope, Hitchcock'un altı yıl sonra yine James Stewart'la çektiği ve yine şık bir şehir dairesinde geçen Rear Window filminin karanlık bir gölgesidir . Sonraki filmde, bizim ve Stewart'ın röntgenciliği ahlaki olarak haklıdır: bir cinayete tanık olduğumuzdan şüpheleniriz ama emin değiliz ve gerçeği ortaya çıkarmanın tek yolu izlemeye devam etmektir. Ancak Rope'u izlediğimizde, tam olarak ne tür bir hastalığa baktığımızı biliyoruz...

Kalp Bölgesi Teorisi ve Orta Avrasya'nın Günümüzdeki Jeopolitik Yapısı

 Mackinder'in Teorisinde Gezegenin Pivot Alanı 21. yüzyılın başlarındaki jeopolitik durum,tüm Avrasya kıtasının jeopolitik ve jeo-ekonomik alanı için bölgesel yapılandırma ilkeleri üzerine yapılan çalışmalara yeni bir ivme kazandırdı. Bu, 20. yüzyılın başlarında Halford Mackinder ve biraz daha sonra rakibi Nicholas Spykman tarafından formüle edilen kavramları yeniden canlandırdı. Avrasya kıtasının bölgesel jeopolitik yapılandırmasına ve mekânsal bölümlerinin işlevsel değerinin belirlenmesine çok özgün yaklaşımlar sundular. Mackinder, dünyanın doğası gereği her birinin yerine getirmesi gereken özel bir işlevi olan izole alanlara bölünmüş olduğu fikrine dayanarak dünya tarihi süreçlerini yorumladı. Avrupa uygarlığının dış baskının ürünü olduğunu ileri sürdü. Avrupa ve Avrupa tarihine dair görüşü, Asya'dan gelen istilalara karşı yüzyıllarca süren mücadelenin sonucu olarak değerlendirildiğinde, aynı fikirden yola çıkmıştı. Mackinder, Heartland'ın jeopolitik açıdan en avantajlı...

Teoman Duralı'nın Mirası Üzerine

Şüphesiz  Prof. Dr. Teoman Duralı bu ülkenin görmüş olduğu en önemli fikir adamlarından biridir. Daha önce de belirttiğim gibi bana kalırsa cumhuriyet tarihi boyunca gelmiş tek gerçek sosyal bilimcidir. Bu yazımızın konusu da merhum Duralı'nın muhtelif konulardaki çeşitli görüşlerinin incelenmesi ve bunun doğru kavranmasının önemi üzerine olacaktır. Önce kısaca Teoman Duralı'nın kim olduğuna ve hayatına değinelim.   Teoman Duralı, 7 Şubat 1947 yılında Zonguldak'ın Kozlu ilçesinde, Almanca konuşan bir anne ile Almanya'da mühendislik eğitimi almış Türk bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi.[5] Babası Sabih Duralı, Langaza'da doğmuştur. Babasının babası, Langaza'da ağır ceza reisi, babasının dedesi ise Gümülcine müftülüğünü yapmıştır.[6] Sabih Bey, Cumhuriyet'in ilk neslinden olup köklü devlet kurumlarında görev yapmış bir mühendistir. Duralı, büyük dayısı Hasan Amca'nın da içinde yer aldığı, II. Meşrutiyet'ten itibaren süregelen siyasî, ...

Faust ve Goethe

Tragedyanın ikinci bölümü, ilk yarıdan oldukça farklı bir anlatıma sahiptir. Bu kısımda mitolojik tanrılara pek çok kez gönderme yapılır. Homeros’un Odysseia’sı çok büyük bir önem atfeder. Truva Savaşı ile Paris ve özellikle Faust’un aşık olduğu Helena hikayede önemli yer tutarlar. Faust I’deki Gretchen ve ona duyduğu aşk, Faust II’de Helena’ya ve onun mutlak güzelliğine döner. Her iki bölümde de aşkı tadar, evlat sahibi olur ve bunları sürekli kaybeder. Olay örgüsü ve işleyişi oldukça düzenli olan ilk yarıya göre, ikinci yarı çok daha kapsamlı ve okuması çok daha zor olan kısımdır. Faust II, birbirinden bağımsız mitolojik karakterlere, tanrılara, hayata dair farklı kavramlara ev sahipliği yapar. Çağın ve insanlığın hicvi tüm eserde görülse de bu yergiler, Faust II’nin ana temasını daha büyük bir ölçüde oluşturur. [2] Faust ve Mefisto ikilisi ikinci bölümde, zorluk içindeki krala yardım etmeleri ile zenginliğe kavuşurlar ve dünyevi olana doya...

Paylatif Toplum Kitap İncelemesi - Byung Chul Han

  https://drive.google.com/file/d/1b6ySNERvtLF0qzq9H4y8yc4fdEJlBVW6/view?usp=drivesdk

Trump Grönland'ı işgal edip Rusya'ya verebilir.

  Donald Trump Grönland'ı ilhak kararı verip operasyon başarıya ulaştıktan sonra bu bölgenin yönetimini Rusya Federasyonu'na teslim edebilir. Nitekim Rus hükümeti Grönland'da yıllardır filli olarak bulunuyor ve elinde bulundurmayı da istiyor. Trump'ın ısrarla Grönland'ı istiyorum diye çıkışlarda bulunması Avrupa'da ABD ve atlantik ittifakına karşı büyük bir güvensizlik meydana getiriyor ki bunu geçtiğimiz günlerde 2026 Davos buluşmasında net bir şekilde gördük. Amaç da bu zaten Trump'ı o mevkiye getirenler ABD denen terör devletinin küresel arenadaki güçlü imajını sarsmak saygın devlet olarak itibarını zedelemek istiyorlar. Dolayısıyla Trump'a şans diliyoruz 

Donald Trump 7 yıl içinde ABD'yı yıkacak.

Trump hakkında daha önce de yazmıştım. Hala Trump'ın ABD'yi yıkmak için görevlendirilmiş bir ajan olduğunu anlamıyorlar aqhhzjanan. Adam tüm dünya İran'a saldırı beklerken Trump çıkıp " İran protestocuları öldürmeyi bıraktı " diye savunma falan yaptı. Gümrük tarifeleri ile ABD ekonomisine zarar veriyor. Merkez başkanını azarlıyor. Pentagonda ve Centcomda tasfiyelere girişiyor. Avrupa'nın ABD'ye olan güveni sarsılsın diye ısrarla " Grönland'ı istiyorum " diye bağırıyor. Hem demokratlar hem cumhuriyetçiler Trump'a sövüyor hem Irak'ı işgal eden eski başkan bush hem de onun politikalarını sert bir şekilde eleştiren Brzezinski gibi Amerikan siyasetine damgasını vurmuş bir ideolog Trump'a muhalefet etmede birleşiyor. Hala Trump'ın ABD çıkarlarına hizmet ettiğini sanıyorlar. Adam Putin ve Erdoğan gibi amerikan karşıtı liderleri övüyor bizim mankafalar da Tayyip'in ABD ile işbirliği yaptığını falan zannediyor. Bugün de Suriye...

Teoman Duralı ve Dil Meselesi

Şüphesiz Prof. Dr. Teoman Duralı ülkemizin en önemli mütefekkirlerinden biriydi. Hatta bana kalırsa bu ülkenin gördüğü tek gerçek sosyal bilimci veya ideolog olarak nitelendirilebilir kendidi. Kendisinin en önemli düşüncelerinden bir kısmı da dil üzerinedir. Aşağıda Teoman Duralı ile yapılmış bir röportajdan alıntı yer almaktadır.   edemiyoruz ve düşünme de dille oluyor. Çoğu kere dili kullandığımızın farkında değiliz ama bu kendiliğinden akıyor, çok uç noktalarda dilin bilincine varıyoruz. İşte meselâ İslam’da sarhoşluk yasağının asıl sebebi bu… Çünkü sarhoş olduğunuzda dili bilinçlice kullanamıyorsunuz, karar veremiyorsunuz. “Ben burada ibadet ediyorum, bu ibadetimin manası şudur” diyemiyorsunuz ama yine dili farkında olmadan kullanıyorsunuz. Zaten dili, dini farkında olmadan kullandığınızda, bilincini taşıyamadığınızda doğru düşünemiyorsunuz demektir. Sormadınız ama buradan bağlantılı bir yere geçeceğim: Felsefileşmiş medeniyet toplumları dillerine olağanüstü derecede bakım göst...

Axel Olric Yasaları

  Halk anlatısının destansı yasaları,  Axel  Olrik tarafından  halk masallarının  yapısını ve biçimini anlamak için  belirlenen bir dizi ilkeydi ve Avrupa  folkloru çalışmalarında  temel bir öneme sahiptir  .  [  1  ] Olrik'in 'epik yasalar' formülasyonu Moltke Moe'nun  bir fikrinden esinlenmiştir  ; ancak Moe anlatıların tarihsel gelişimi için kurallar türetmeye çalışırken, Olrik'in yaklaşımı sözlü anlatının yapısına odaklanır.  [  2  ]  İlkeler çeşitli yayınlarda dile getirildi; bunlardan ilki 1908'de Danca olarak yayınlandı.  [  3  ]  Aynı yıl Olrik, ilkeleri Berlin'deki disiplinlerarası bir kongrede Almanca olarak sundu.  [  4  ] Olrik'in 'destansı yasalar' hakkındaki düşüncesi, Kristian Erslev  ile birlikte geliştirilen, sözlü anlatıyı (Olrik'in Danca'da  sagn  dediği) anlamak için  daha geniş bir projenin parçasıydı ; ayrıca kaynakların i...

Donald Trump ABD'yı yıkmakla görevli bir Rus ajanıdır.

 20 Ocak 2025 Tarihi itibarı ile başkanlık koltuğuna oturan Donald Trump yıl boyu enterasan açıklamaları ve yaptıkları ile gündemden düşmeyen bir figür olarak konumu korudu. İşin ilginç tarafı Trump'un başkanlık koltuğuna oturduğu günden itibaren devletin neredeyse tüm kurumlarıyla kavga etmesidir. Kendisi yeri geliyor FED başkanını azarlıyor yeri geliyor Pentagonun köklü geçmişi olan yetkililerini görevden alıyor. Pentagon ile Trump'un daha önce de karşı karşıya geldiği olmuştu. Donald Trump ilk başkanlığı döneminde Suriye'den asker çekeceğini açıklamış buna mukabil olarak Pentagon'dan Suriye'den çekilmiyoruz açıklaması gelmişti. Neticede Suriye'den çekilme gibi bir durum olmadı. Bir düşünün bakalım. Sizce bu durumda ABD'yi başkan yönetiyor demek ne kadar gerçekçi olur ? Kurumsal yapının dominant olduğunu görüyoruz bu hususta. Bu tek başına ABD siyasetinde Pentagonun başkanlığının bir göstergesidir. Devlet içinde de bir güç mücadelesi vardır Pentagon, CIA, ...

Dotcom patlaması nedir ?

  Dotcom Balonu 1995-2000 yılları arasında dotcom veya internet tabanlı işletmelerde spekülasyon yapılması sonucu oluşan borsa balonu YazanCFI Ekibi Okuma Süresi 4 dakika 2,8 milyondan fazla profesyonel muhasebe, finansal analiz, modelleme ve daha fazlasını öğrenmek için CFI'ı kullanıyor. Ücretsiz kaynaklarımızla kurumsal finansın temellerini keşfedin ve her kursun ilk modülüne özel bir göz atın.Ücretsiz BaşlayınÜcretsiz Başlayın Dotcom Balonu Nedir? Dotcom balonu, 1995-2000 yılları arasında dotcom veya internet tabanlı işletmelerde yapılan spekülasyonlar sonucu oluşan bir borsa balonudur. Bu şirketler çoğunlukla internet adreslerinde “.com” alan adı bulunan şirketlerdi. Dotcom balonunun kökenleri, 1989'da World Wide Web'in (WWW) lansmanına, ardından 1990'larda internet ve teknoloji tabanlı yeni kurulan şirketlerin kurulmasına ve on yılın sonuna doğru ivmenin artmasına kadar uzanıyor. Bu dönem, internetin çevrimiçi alışveriş, iletişim ve haber kaynağı olarak yaygın bir ...

Matrix ve Yahudilik

 7 Kasım'da Hillel Ellen Koppelman Lounge'da ilk Film Gecesi'ni düzenledi. Katılımcılar, 1999 yapımı The Matrix filminin Yahudi yorumunu tartıştılar . Hillel Hahamı Sara Zacharia ve kıdemli medya çalışmaları bölümü öğrencisi Meira Lamm'ın yönettiği tartışma, filmin topluca izlenmesinin ardından gerçekleşti. Tartışmada, film ile Yahudilik arasında paralellikler vurgulandı; bazı temalar belirginken, bazıları daha incelikliydi. Lana ve Lilly Wachowski kardeşlerin yönettiği  Matrix ,  Mart 1999'da sinemalara geldi. Filmde başrolde "Neo"yu Keanu Reeves, onun manevi rehberi ve dövüş arkadaşı "Morpheus"u Laurence Fishburne ve Neo'nun sevgilisi ve bilgisayar korsanını Carrie-Anne Moss canlandırıyordu. Matrix, insanları biyoelektrik enerjilerini tüketmek için bir bilgisayar simülasyonuna hapsederek köleleştiren antropomorfik makineler tarafından yönetilen distopik bir toplumu konu alan bir film. İnsanlar çoğunlukla hipnozlarının farkında değiller, anc...