Ana içeriğe atla

Namık Kemal De Mason Çıktı.


Geçtiğimiz günlerde Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası'nın internet sitesinde gezinirken ( Evet son zamanlarda şu masonluk işine yoğunlaştım. ) Türkiyedeki ünlü masonlar kısmı dikkatimi çekti. Bu masonlar içerisinde de dikkatimi çeken Namık Kemal oldu. Hani şu milli eğitimin bize aydın,vatansever,ilerici,kahraman diye pohpohladığı şair Namık Kemal.




Hiçbir zaman hazzetmemiştim bu adamdan ama bu kadarını da beklememiştim. Halbuki beklemeliymişim, Namık Kemal gibi bir adamın mason olmasından, siyonistlere uşaklık etmesinden daha sıradan daha doğal ne olabilir ki? Neticede kendisi en azgın Abdülhamid düşmanlarından biriydi. Biriydi demek yanlış olur birincisiydi. Nitekim İttihat Terakki denilen terör örgütü de masonlardan ve siyonistlerden müteşekkil bir teşkilat değil miydi ? O halde şaşırmaya ne lüzum var. 2. Abdülhamid siyonistler tarafından devrilmek istenen önemli bir siyasi figürdü. Tabi bu hakikati bile tartışmaya çalışan mankafalar ile aynı havayı teneffüs ettiğimizden mütevellit bunu da ispat etmek gerekir. Abdülhamid ile Theodor Herzl arasındaki görüşmeyi şehir efsanesi zannedenler var. Mezkur görüşme bizzat Herzl tarafından kaleme alınan hatıratta dile getirilmiş olup, Herzl ayrıca Abdülhamid'in Filistin'de tek toprak vermeyeceğini ifade ettiğini de açıkça beyan etmiştir. 


Tabi eğer bu da durumun anlaşılmasına yardımcı olmuyorsa Tarih metodolojisi öğrenmeye davet ediyorum sizleri. Konumuza dönecek olursak : 2. Abdülhamid siyonistlere Filistin'i vermediğinden, siyonistlerin de bir numaralı gayesi Filistin'de bir Yahudi devleti kurmak olduğundan ötürü yapılması gereken şey onlara engel olan Osmanlı padişahı Abdülhamid'i devirmekti. Bunun için ittihat terakki'yi kullandılar elbette. İttihat Terakki neden 31 Mart'ta Abdülhamid'e darbe yaptı sanıyorsunuz?  Çünkü 31 Mart 1492 İber Yahudilerinin sürgün edildiği tarihtir. Tarihler boşuna seçilmez. Ayrıca Abdülhamid'i indiren hareket ordusu Selanik'ten gelmişti. Neden mi ? Nedeni gayet basit: İber yarımadasından Osmanlı'ya getirilen yahudiler çoğunlukla Selanik şehrine yerleştiler. Selanik'teki yahudi popülasyonu öyle bir boyuta ulaşmıştı ki o dönem Tel Aviv kurulana kadar Yahudilerin başkenti olarak kabul ediliyordu. Nüfusun çoğunluğu Yahudilerden oluşmaktayken önemli bir kısmı da dönme olarak tabir edilen gizli Yahudilerden müteşekkildi yani Sabetay Sevi ve soydaşları ve yoldaşları. Bu verileri göz önünde bulundurunca Abdülhamid'e karşı darbe yapan hareket ordusunun Selanik'ten gelmiş olmasının önemi daha iyi kavranacaktır sanıyorum. Bir diğer önemli husus, bu topraklardaki ilk mason locasının resmi açılışının zamanlaması. Abdülhamid düştükten sadece 1 yıl sonra 13 Temmuz 1909'da Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası açılışını yaptı. Görünüşe göre Abdülhamid yönetimi onlar için büyük bir engel teşkil ediyordu ki açamadı. Namık Kemal'in masonluğunu da ekleyince yapboz tamamlamıyor. Yeni Osmanlılar ve jön Türkler'in masonlarla olan bağlantılarını daha iyi anlamak ve konuyu derinlemesine araştırmak isteyenler Nalan Yıldız Özgül'ün "Haşhaşilerden Jön Masonlara" isimli kitabına göz atabilir. Oldukça titiz ve başarılı çalışma. 





Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

They Live ( 1988 ) film incelemesi

  Ah, bu gerçekten son zamanlarda izlediğim en iyi film. Aslında uzun süredir izlemeyi düşündüğüm ama devamlı ertelediğim bur film. Sonunda izledim ve gerçek bir başyapıt. Totaliter bir rejimde hakikati keşfedip sistemi yıkan kahraman konsepti burada fazasıyla iyi işlenmis. Bu filmde ana karakter gerçeği gösteren bir gözlük buluyor ve bildiği dünyanın bildiği gibi olmadığını anlıyor. Toplumun içinde insan şeklinde görünen ve sistemin sahibi olan uzaylıları ifşa eden bir gözlüktür bu. Film açıkça kapitalizmi tasvir ediyor. Bu sistemin koruyucuları ise uzaylı-robot olarak sembolize edilmiş. Karakter gözlüğü takmaya başladıktan sonra çevredeki çoğu insanın bu uzaylı kesiminden olduğunu farkediyor.  Reklam panolarında kapitalizmin mottolarını görmeye falan başlıyor. Filmin çekildiği konjonktür de oldukça önemli. 80'lerin ikinci yarısından itibaren, Reagan-Teacher yönetimlerinin özellikle reaganeconomics modeli ( serbest piyasa sisteminin sadece zenginlere değil yoksullara da refah...

Donald Trump ABD'yı yıkmakla görevli bir Rus ajanıdır.

 20 Ocak 2025 Tarihi itibarı ile başkanlık koltuğuna oturan Donald Trump yıl boyu enterasan açıklamaları ve yaptıkları ile gündemden düşmeyen bir figür olarak konumu korudu. İşin ilginç tarafı Trump'un başkanlık koltuğuna oturduğu günden itibaren devletin neredeyse tüm kurumlarıyla kavga etmesidir. Kendisi yeri geliyor FED başkanını azarlıyor yeri geliyor Pentagonun köklü geçmişi olan yetkililerini görevden alıyor. Pentagon ile Trump'un daha önce de karşı karşıya geldiği olmuştu. Donald Trump ilk başkanlığı döneminde Suriye'den asker çekeceğini açıklamış buna mukabil olarak Pentagon'dan Suriye'den çekilmiyoruz açıklaması gelmişti. Neticede Suriye'den çekilme gibi bir durum olmadı. Bir düşünün bakalım. Sizce bu durumda ABD'yi başkan yönetiyor demek ne kadar gerçekçi olur ? Kurumsal yapının dominant olduğunu görüyoruz bu hususta. Bu tek başına ABD siyasetinde Pentagonun başkanlığının bir göstergesidir. Devlet içinde de bir güç mücadelesi vardır Pentagon, CIA, ...