Ana içeriğe atla

Türkiye'nin Aptal Akademisyenleri

 Zaman zaman tartıştığımız bir konudur. Türkiyede bilim neden geri kaldı ? Esasında anlaması ve cevaplandırması oldukça basit bir sorudur bu. Bilim nerede üretilir ? Tabi ki üniversitelerde. Peki bizim üniversitelerimiz ne üretiyor ? Bizim üniversitelerimiz fabrikasyon adam üretiyor. Nasıl yani ? Bizim üniversitelerimiz sadece kemalizm-İttihat Terakki - Batıcılık- NATO'culuk gibi zehirli,çürük ideolojilerini öğrencilere aşılama amacı güdüyor. Tek yaptıkları şey Abdülhamid'i düşmanlığı ( ki Abdülhamid düşmanlığı yapan biri son derece bağnaz ve yobazdır. ), Kamalizm propagandası,  Batı karşısında eziklik, dil katliamını ( onlar harf devrimi der ) fütursuzca ve cahilce övmek ( dilbilimcisi bile savunuyor bu nasıl cehalet aq puajgsnsbsnsndn ) kısacası bilim-felsefe-akıl namına hiçbirşey yok bu aptal üniversitelerimizde. Mesela düneyin sınıftaydım. Halk edebiyatı hocamız geldi ve ders işlemedi. Uzun uzun ve boş boş konuştu. Akademideki rezilliklerden söz ediyor güya. Ulan en büyük rezil sizsiniz zaten. Akademinin kendisi sizsiniz zaten. Akademinin rezilliğini, üretimsizliğini,cehaletini hükümete yıkmaya çalışıyor aklınca. Ulan aptal herif hükümetin üniversiteler üzerindeki nüfuzu ne kadar zannediyorsun beyinsiz,cahil yaratık? Eğitim müfredatı, Yükseköğretim,kültür, sanat, akademi hepsi kemalistlerin elinde. Gelip de burada iktidarı eleştirmenin nasıl bir mantığı var embesil herif ? Neymiş efendim heryere üniversite açılıyormuş özellerin hepsine iktidar izin vermişmiş. Ulan o özel üniversitelerin yaptığının milyonda birini yapamıyorsunuz aşağılık oruspu çocukları sizi. Cahilsiniz ve aptalsınız çünkü. Kapasiteniz yetmez bir defa oruspunun doğurdukları sizi. İbn Haldun üniversitesinde verilen yabancı dil eğitimine, orada yazılan bilimsel makalelere bak bir de sizin daha okuduğunu anlamayan, United States'in ABD olduğunu bile bilmeyen aptal yaratıklarınıza ( öğrencilerinize ) bir bak. Bunları göremeyecek kadar körleşmiş, beyinleri yıkanmış çünkü bunların. Ülkede dinsizlik arıyormuş sorumlusu iktidarmış. Ulan senin olmayan beynine tecavüz edeyim oruspu çocuğu, orrrruspu çocuğu. Ateizmin artmasının sebebi küreselleşme olgusu ve sosyal medyanın insan hayatında öneminin artmasından kaynaklanıyor, rasyonel bakış budur. Fakat bunu bile anlamayacak kadar aptal ve cahilsin. Şimdi gelelim bir diğer cahil oruspu çocuğuna. O da Yeni Türk Edebiyatı dersine giriyor ve ders boyu tek yaptığı şey Abdülhamid'i kötülemek ittihat terakki'yi methetmek. Bununla da tartıştım. Namussuz herif kabul ediyor ittihatcilarin içinde yahudilerin olduğunu. Abdülhamid'in yahudilere toprak vermediğini kabul ediyormuş. Bundan ötürü  yahudi lobisinin onun itibarını sarstığını da kabul ediyor. Fakat ne hikmetse ertesi hafta gelince tekrar Abdülhamid düşmanlığı yapmaya devam ediyor. Ah şu Batıcı reziller. Akademinin rezillikleri saymakla bitmez bu serinin devamı gelecektir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

They Live ( 1988 ) film incelemesi

  Ah, bu gerçekten son zamanlarda izlediğim en iyi film. Aslında uzun süredir izlemeyi düşündüğüm ama devamlı ertelediğim bur film. Sonunda izledim ve gerçek bir başyapıt. Totaliter bir rejimde hakikati keşfedip sistemi yıkan kahraman konsepti burada fazasıyla iyi işlenmis. Bu filmde ana karakter gerçeği gösteren bir gözlük buluyor ve bildiği dünyanın bildiği gibi olmadığını anlıyor. Toplumun içinde insan şeklinde görünen ve sistemin sahibi olan uzaylıları ifşa eden bir gözlüktür bu. Film açıkça kapitalizmi tasvir ediyor. Bu sistemin koruyucuları ise uzaylı-robot olarak sembolize edilmiş. Karakter gözlüğü takmaya başladıktan sonra çevredeki çoğu insanın bu uzaylı kesiminden olduğunu farkediyor.  Reklam panolarında kapitalizmin mottolarını görmeye falan başlıyor. Filmin çekildiği konjonktür de oldukça önemli. 80'lerin ikinci yarısından itibaren, Reagan-Teacher yönetimlerinin özellikle reaganeconomics modeli ( serbest piyasa sisteminin sadece zenginlere değil yoksullara da refah...

Namık Kemal De Mason Çıktı.

Geçtiğimiz günlerde Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası'nın internet sitesinde gezinirken ( Evet son zamanlarda şu masonluk işine yoğunlaştım. ) Türkiyedeki ünlü masonlar kısmı dikkatimi çekti. Bu masonlar içerisinde de dikkatimi çeken Namık Kemal oldu. Hani şu milli eğitimin bize aydın,vatansever,ilerici,kahraman diye pohpohladığı şair Namık Kemal. Hiçbir zaman hazzetmemiştim bu adamdan ama bu kadarını da beklememiştim. Halbuki beklemeliymişim, Namık Kemal gibi bir adamın mason olmasından, siyonistlere uşaklık etmesinden daha sıradan daha doğal ne olabilir ki? Neticede kendisi en azgın Abdülhamid düşmanlarından biriydi. Biriydi demek yanlış olur birincisiydi. Nitekim İttihat Terakki denilen terör örgütü de masonlardan ve siyonistlerden müteşekkil bir teşkilat değil miydi ? O halde şaşırmaya ne lüzum var. 2. Abdülhamid siyonistler tarafından devrilmek istenen önemli bir siyasi figürdü. Tabi bu hakikati bile tartışmaya çalışan mankafalar ile aynı havayı teneffüs ettiğimizden ...

Donald Trump ABD'yı yıkmakla görevli bir Rus ajanıdır.

 20 Ocak 2025 Tarihi itibarı ile başkanlık koltuğuna oturan Donald Trump yıl boyu enterasan açıklamaları ve yaptıkları ile gündemden düşmeyen bir figür olarak konumu korudu. İşin ilginç tarafı Trump'un başkanlık koltuğuna oturduğu günden itibaren devletin neredeyse tüm kurumlarıyla kavga etmesidir. Kendisi yeri geliyor FED başkanını azarlıyor yeri geliyor Pentagonun köklü geçmişi olan yetkililerini görevden alıyor. Pentagon ile Trump'un daha önce de karşı karşıya geldiği olmuştu. Donald Trump ilk başkanlığı döneminde Suriye'den asker çekeceğini açıklamış buna mukabil olarak Pentagon'dan Suriye'den çekilmiyoruz açıklaması gelmişti. Neticede Suriye'den çekilme gibi bir durum olmadı. Bir düşünün bakalım. Sizce bu durumda ABD'yi başkan yönetiyor demek ne kadar gerçekçi olur ? Kurumsal yapının dominant olduğunu görüyoruz bu hususta. Bu tek başına ABD siyasetinde Pentagonun başkanlığının bir göstergesidir. Devlet içinde de bir güç mücadelesi vardır Pentagon, CIA, ...