Dil ile düşünce arasında dolayısıyla dil ile felsefe arasında doğrudan bir ilişki mevcuttur. Prof. Dr. Teoman Duralı dil nosyonunu " aklın dışavurumudur. " diyerek tanımlar. Dil üzerine yapılmış en isabetli tanımlayı yapmıştır merhum Duralı. Nitekim zihindeki imgeler, tasavvurlar, idealar ancak ve ancak dil ile varlık kazanır, anlam kazanır. Bu hususta düşünce ve dil gelişimi arasındaki paralelliklere değinmek zorundayız. Dilin gerileyişi düşünceyi oldukça olumsuz etkilemektedir. Dilin zayıflaması düşünceyi zayıflatır, felsefeyi sekteye uğratır. " Edebileşmemiş bir dil olmaksızın felsefe yapılamaz " der Felsefe üstadı merhum Teoman Duralı. Zaten Türkiye'de bu konu üzerine ondan başka kafa yoran, fikir geliştiren başka bir münevver olmamıştır ( sanki kaç tane münevverimiz oldu ki ? ) Evet edebileşmemiş bir dil ile felsefe yapılamaz, yapılması teklif dahi edilemez. Nitekim felsefe dilini oluşturan edebiyat dilidir. Edebiyat dili felsefe diline zemin oluşturur, felsefeye malzeme sağlar bu hususta. Bizde felsefenin terakki edememesinin başat sebebini de bu teşkil etmiştir. Uyduruk bir Türkçe ile fikir beyan etmeye çalışıyoruz zira. Dilin sınırlandırılması düşüncenin sınırlandırılması anlamına gelmektedir. Türkiye'de olan da tam olarak buydu. Cumhuriyet ile beraber dilde sadeleştirme çabalarına hız verildi. Absürd bir çabaydı. Hangi toplum kullandığı dilin dolayısıyla düşüncenin daralmasını arzu eder dahası bundan gurur duyardı ki ? Türkçe'yi Arapça ve Farsça kökenli kelimelerden arındırmak gibi enterasan bir girişimde bulunuldu. Bu çok saçmaydı. Türkçe'deki en temel en sıradan kelimeleri bile Arapça kökenli sözcükler oluşturuyor. Mesela " ve" sözcüğü Arapça bir sözcük neden onu atmadınız dilden abicim ? Zalim, mazkum, zulüm ve masum gibi sözcükler de Arapça kökenlidir. " Hava" sözcüğü Arapça bir sözcüktür ve bunun gibi on binlerce sözcük daha. O halde buradan şu sonuca varıyoruz: Dil devrimi Türkçede'ki Arapça kelime sayısını değil Türkçede'ki toplam kelime sayısını azalttı ve bu feci berbat bir durum. Peki Türkçede'ki kelimelerin azaltıması ne gibi neticeler doğurdu?
1- Felsefe üretme olanağı kalmadı
2- fikir üretme olanağı kalmadı
3- fikri aktarma olanağı da kalmadı
4- dolayısıyla edebiyat da üretilemedi
5- felsefe üretilemediğinden ötürü bilim de yapılmadı
6- dil devrimi ve kelimelerin azaltılması yabancı dil öğrenimini büyük ölçüde olumsuz etkilemiştir. Bahusus İngilizce gibi bir dilin öğrenilmesini imkansıza yakın hale getirmiştir.
Yorumlar
Yorum Gönder