Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kalp Bölgesi Teorisi ve Orta Avrasya'nın Günümüzdeki Jeopolitik Yapısı

 Mackinder'in Teorisinde Gezegenin Pivot Alanı 21. yüzyılın başlarındaki jeopolitik durum,tüm Avrasya kıtasının jeopolitik ve jeo-ekonomik alanı için bölgesel yapılandırma ilkeleri üzerine yapılan çalışmalara yeni bir ivme kazandırdı. Bu, 20. yüzyılın başlarında Halford Mackinder ve biraz daha sonra rakibi Nicholas Spykman tarafından formüle edilen kavramları yeniden canlandırdı. Avrasya kıtasının bölgesel jeopolitik yapılandırmasına ve mekânsal bölümlerinin işlevsel değerinin belirlenmesine çok özgün yaklaşımlar sundular. Mackinder, dünyanın doğası gereği her birinin yerine getirmesi gereken özel bir işlevi olan izole alanlara bölünmüş olduğu fikrine dayanarak dünya tarihi süreçlerini yorumladı. Avrupa uygarlığının dış baskının ürünü olduğunu ileri sürdü. Avrupa ve Avrupa tarihine dair görüşü, Asya'dan gelen istilalara karşı yüzyıllarca süren mücadelenin sonucu olarak değerlendirildiğinde, aynı fikirden yola çıkmıştı. Mackinder, Heartland'ın jeopolitik açıdan en avantajlı...

Teoman Duralı'nın Mirası Üzerine

Şüphesiz  Prof. Dr. Teoman Duralı bu ülkenin görmüş olduğu en önemli fikir adamlarından biridir. Daha önce de belirttiğim gibi bana kalırsa cumhuriyet tarihi boyunca gelmiş tek gerçek sosyal bilimcidir. Bu yazımızın konusu da merhum Duralı'nın muhtelif konulardaki çeşitli görüşlerinin incelenmesi ve bunun doğru kavranmasının önemi üzerine olacaktır. Önce kısaca Teoman Duralı'nın kim olduğuna ve hayatına değinelim.   Teoman Duralı, 7 Şubat 1947 yılında Zonguldak'ın Kozlu ilçesinde, Almanca konuşan bir anne ile Almanya'da mühendislik eğitimi almış Türk bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi.[5] Babası Sabih Duralı, Langaza'da doğmuştur. Babasının babası, Langaza'da ağır ceza reisi, babasının dedesi ise Gümülcine müftülüğünü yapmıştır.[6] Sabih Bey, Cumhuriyet'in ilk neslinden olup köklü devlet kurumlarında görev yapmış bir mühendistir. Duralı, büyük dayısı Hasan Amca'nın da içinde yer aldığı, II. Meşrutiyet'ten itibaren süregelen siyasî, ...

Faust ve Goethe

Tragedyanın ikinci bölümü, ilk yarıdan oldukça farklı bir anlatıma sahiptir. Bu kısımda mitolojik tanrılara pek çok kez gönderme yapılır. Homeros’un Odysseia’sı çok büyük bir önem atfeder. Truva Savaşı ile Paris ve özellikle Faust’un aşık olduğu Helena hikayede önemli yer tutarlar. Faust I’deki Gretchen ve ona duyduğu aşk, Faust II’de Helena’ya ve onun mutlak güzelliğine döner. Her iki bölümde de aşkı tadar, evlat sahibi olur ve bunları sürekli kaybeder. Olay örgüsü ve işleyişi oldukça düzenli olan ilk yarıya göre, ikinci yarı çok daha kapsamlı ve okuması çok daha zor olan kısımdır. Faust II, birbirinden bağımsız mitolojik karakterlere, tanrılara, hayata dair farklı kavramlara ev sahipliği yapar. Çağın ve insanlığın hicvi tüm eserde görülse de bu yergiler, Faust II’nin ana temasını daha büyük bir ölçüde oluşturur. [2] Faust ve Mefisto ikilisi ikinci bölümde, zorluk içindeki krala yardım etmeleri ile zenginliğe kavuşurlar ve dünyevi olana doya...

Paylatif Toplum Kitap İncelemesi - Byung Chul Han

  https://drive.google.com/file/d/1b6ySNERvtLF0qzq9H4y8yc4fdEJlBVW6/view?usp=drivesdk

Trump Grönland'ı işgal edip Rusya'ya verebilir.

  Donald Trump Grönland'ı ilhak kararı verip operasyon başarıya ulaştıktan sonra bu bölgenin yönetimini Rusya Federasyonu'na teslim edebilir. Nitekim Rus hükümeti Grönland'da yıllardır filli olarak bulunuyor ve elinde bulundurmayı da istiyor. Trump'ın ısrarla Grönland'ı istiyorum diye çıkışlarda bulunması Avrupa'da ABD ve atlantik ittifakına karşı büyük bir güvensizlik meydana getiriyor ki bunu geçtiğimiz günlerde 2026 Davos buluşmasında net bir şekilde gördük. Amaç da bu zaten Trump'ı o mevkiye getirenler ABD denen terör devletinin küresel arenadaki güçlü imajını sarsmak saygın devlet olarak itibarını zedelemek istiyorlar. Dolayısıyla Trump'a şans diliyoruz 

Donald Trump 7 yıl içinde ABD'yı yıkacak.

Trump hakkında daha önce de yazmıştım. Hala Trump'ın ABD'yi yıkmak için görevlendirilmiş bir ajan olduğunu anlamıyorlar aqhhzjanan. Adam tüm dünya İran'a saldırı beklerken Trump çıkıp " İran protestocuları öldürmeyi bıraktı " diye savunma falan yaptı. Gümrük tarifeleri ile ABD ekonomisine zarar veriyor. Merkez başkanını azarlıyor. Pentagonda ve Centcomda tasfiyelere girişiyor. Avrupa'nın ABD'ye olan güveni sarsılsın diye ısrarla " Grönland'ı istiyorum " diye bağırıyor. Hem demokratlar hem cumhuriyetçiler Trump'a sövüyor hem Irak'ı işgal eden eski başkan bush hem de onun politikalarını sert bir şekilde eleştiren Brzezinski gibi Amerikan siyasetine damgasını vurmuş bir ideolog Trump'a muhalefet etmede birleşiyor. Hala Trump'ın ABD çıkarlarına hizmet ettiğini sanıyorlar. Adam Putin ve Erdoğan gibi amerikan karşıtı liderleri övüyor bizim mankafalar da Tayyip'in ABD ile işbirliği yaptığını falan zannediyor. Bugün de Suriye...

Teoman Duralı ve Dil Meselesi

Şüphesiz Prof. Dr. Teoman Duralı ülkemizin en önemli mütefekkirlerinden biriydi. Hatta bana kalırsa bu ülkenin gördüğü tek gerçek sosyal bilimci veya ideolog olarak nitelendirilebilir kendidi. Kendisinin en önemli düşüncelerinden bir kısmı da dil üzerinedir. Aşağıda Teoman Duralı ile yapılmış bir röportajdan alıntı yer almaktadır.   edemiyoruz ve düşünme de dille oluyor. Çoğu kere dili kullandığımızın farkında değiliz ama bu kendiliğinden akıyor, çok uç noktalarda dilin bilincine varıyoruz. İşte meselâ İslam’da sarhoşluk yasağının asıl sebebi bu… Çünkü sarhoş olduğunuzda dili bilinçlice kullanamıyorsunuz, karar veremiyorsunuz. “Ben burada ibadet ediyorum, bu ibadetimin manası şudur” diyemiyorsunuz ama yine dili farkında olmadan kullanıyorsunuz. Zaten dili, dini farkında olmadan kullandığınızda, bilincini taşıyamadığınızda doğru düşünemiyorsunuz demektir. Sormadınız ama buradan bağlantılı bir yere geçeceğim: Felsefileşmiş medeniyet toplumları dillerine olağanüstü derecede bakım göst...